Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi

Bilgiye sahip çık!
Atla: kullan, ara
Ринопластика (илл. XIX в.).jpg

Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ya da kısaca Plastik Cerrahi; doğumsal veya sonradan edinilmiş bazı anomalilerin, şekil ve fonksiyon bozukluklarının giderilmesine ve vücut görüntüsünün düzeltilmesine çalışan bir cerrahi alt dalıdır.

Plastik, Yunanca "plasticos" tan gelen bir sözcüktür ve "şekillendirmek", "bir kalıba uydurmak" anlamlarına gelir. Rekonstrüktif ise Latince kökenli bir sözcüktür ve "yeniden yapmak" anlamına gelir.

Vücudun şekil ve fonksiyonlarını bozan olaylar doğumsal, travmatik veya edinsel kaynaklı olabilir. Örneğin; doğumsal olarak oluşan yarık damak-dudak, yapışık parmak, vasküler kitleler; travmatik olarak oluşan yanıklar, trafik kazalarına bağlı yüz yaralanmaları, çeşitli kesiler ve organ kopmaları; edinsel olarak oluşan çeşitli deri ve yumuşak doku tümörleri, kronik yaralar bu cerrahi disiplin alanı içindedir. Kemik ve kıkırdak çatıdaki (kulak ve burun kıkırdakları gibi) kayıplar, şekil bozuklukları, patolojik olaylar (tümör, kist, enfeksiyon vb) yine plastik cerrahi uğraşı alanı içindedir. Bunun için klasik cerrahi yöntemler yanında mikrocerrahi, lazer sistemleri, endoskopi ile çeşitli kimyasallar ve ilaçlardan yararlanabilir.

Konu başlıkları

[düzenle] Tarihçe

Shushruta heykeli

Plastik cerrahinin binlerce yıl öncesine gittiği söylenebilir.

Hindistan’da M.Ö. 5.-6. yüzyıllarda esirlerin veya mahkumlara yaygın olarak uygulanan ceza, burunlarının ampute edilmesiydi. Bu yıllarda burun veya kulağı kesilen insanlara uygulanan onarım yöntemleri ilk defa Sushruta tarafından, Sushruta samhita adlı kitapta tarif etmiştir.

Celsus

Celsus ise M.Ö. 25 ile M.S. 50 yılları arasında ilk defa yaklaştırma fleplerini kullanmıştır.

Paulus Aeginata M.S. 625-690 yılları arasında Hindistan ve Arabistan ile batı arasında tıp eğitiminin köprüsünü oluşturmuştur. Aeginata ilk defa burun ve çene kırıklarının tedavi prensiplerini tarif etmiştir. Paulus Aeginata’nın ölümüyle tıbbi ve cerrahi bilgilerin yükseliş devri sona ermiştir.

Arabistana ait tıbbi bilgiler, Arapların Sicilyayı işgal ettiği yıllarda yerel pratisyenlerle temasları bilgilerin Avrupa’ya aktarılmasını sağlamıştır. Bu yıllarda özellikle Branca ailesi rekonstrüktif rinoplasti konusunda önemli gelişmeler sağlamıştır.

8. yüzyılda Sushruta’nın tecrübelerini yazmış olduğu kitabı Latinceye tercüme edilmiş ve bilgilerin daha geniş kitlelere yayılması sağlanmıştır.

Onbeşinci yüzyıl ilk yarısında yine Branca ailesi Sicilya adasında Plastik Cerrahi’nin merkezi haline geldi. Antonio Branca ilk defa Hint metodları yerine farklı bir uygulama olarak koldan hazırladığı flebi kesilen kulak ve dudakların onarımında kullandı.

Gaspare Tagliacozzi

16. yüzyılda ise Bolonyalı Gaspare Tagliacozzi özellikle burun rekonstrüksüyonu konusunda yoğunlaşan kitabını 1597’de yayınladı. Bu kitapta Tagliacozzi burun onarımı için koldan hazırlanan geciktirmeli flebi tarif etti. Tagliacozzi’nin ölümünden sonra Plastik Cerrahi tekrar gerileme devrine girdi.

Berlin Üniversitesi Genel Cerrahi kürsüsünde Profesörlüğe yükselen Von Graefe, 1818’de burun onarımı ile ilgili üç vaka yayınladı ve bu kitapta ilk defa Plastik kelimesini kullandı. Bu uygulamada Von Graefe, Tagliacozzi ve Hint flebi metodlarının ana temalarını biraz değiştirerek koldan hazırladığı flebi geciktirme yapmadan hemen buruna dikti ve ayırma işlemini altı gün sonra yaptı. Bu çalışma, Plastik Cerrahi’nin özellikle Avrupa ve Amerika’da tekrar yükseliş devrine girmesine önayak oldu. Von Graefe’nin öğrencisi olan Dieffenbach 1845’de Die operative Chirurgie isimli kitabını yayınladı.

Dupuytren

19. yüzyılda Dupuytren, kendi ismiyle bilinen Dupuytren Kontraktürünün tedavisi tarif etmiş ve özellikle yanık yaralarının derinliğine göre sınıflanmasını ilk defa önermiştir. Von Langenbeck ise damak yarığı ve çene cerrahisi konularına büyük katkılarda bulunmuştur. Von Graefe’nin öğrencisi Bünger 1823’te ilk defa kasıktan aldığı bir deri parçasını burun üzerine nakletti.

1904’de ise Nelaton ve Ombredanne, Plastik Cerrahi Prensipleri isimli kitabı yazdılar.

Bir İngiliz askeri olan modern plastik cerrahi'den ilk yararlanan kişi olarak gösterilir. Harold Gillies tarafından 1917 yılında yapılan ameliyatla hastaya deri flepi uygulanmıştır.

Birinci Dünya Savaşı günümüzdeki Plastik Cerrahi konseptinin gelişiminde dönüm noktası rolünü oynadı. Özellikle maksillofasiyal yaralanma olan askerlerin tedavisinin önemi anlaşıldı. Bu sırada uyguladığı Z-plastilerle tanınan fransız Morestin, ilk defa geniş deri parçalarının nekroze olmadan kaldırılabileceğini gösterdi.

Harvard diş hekimliği fakültesinden Kazanjian, bilgilerini yüz yaralanması olan hastalarda çene kemiklerinin tespiti ve sonrasında kullanılacak protezlerin geliştirilmesinde uyguladı. Daha sonra Converse ile birlikte 1949’da Plastik Cerrahi’nin önemli kaynaklarından biri olan kitabı yayınladılar.

1920’li yıllarda ise Plastik Cerrahi’ye ilgi azalmıştı. Bu defa doğumsal bazı defektlerin giderek artması, otomobil ve endüstri kazalarının ve yanıkların görülmeye başlaması, estetik veya kozmetik olarak adlandırılan yeni bir branşın doğmasına sebep oldu.

Berlin’de ortopedik cerrah olarak çalışan ve modern korrektif rinoplastinin kurucusu olarak kabul edilen Joseph, Aufricht ve Safian il birlikte rinoplasti kursları vermeye başladı. Bu sıralarda Fransa’da ise Passot ve Noel, yaşlı yüz ameliyatlarına başlamışlardı. 1921’de ise Amerika’da Ağız ve Plastik Cerrahi Derneği kuruldu. Derneğin ismi, 1941’de Amerikan Plastik Cerrahlar Birliği şeklinde değiştirildi. 1931’de ise Fransa’da ilk Reperatif ve Estetik Cerrahi kongresi yapıldı. 1936’da Avrupa Derneği kurularak aynı yılda Brüksel’de yapılan kongreye Gillies, Esser ve Kilner gibi ünlü isimler katıldı.

Daha sonraki yıllarda Londra ve Milano’da toplantılara devam edildi. Milan’daki toplantıda 1938’de yeni bir uluslararası dergi olan Plastica Chirurgica Sanvenero-Rosselli editörlüğünde yayınlandı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Plastik Cerrahi yine hızlı bir gelişim gösterdi. İngiltere’de hem sivil hem de askerlere hizmet veren Plastik Cerrahi servisleri kuruldu. Özellikle acil girişimler konusunda Sir Harold Gillies çok önemli hizmetler yaptı. Benzer merkezler Amerika’da askeri hastanelerde kuruldu. Bunun yanısıra kurulan el cerrahisi merkezleri plastik cerrahi birimleri ile birlikte çalıştılar. Bu arada plastik cerrahlar, sadece ameliyatlarla ilgilenmeyi bırakıp, deneysel araştırmalara da yöneldiler.

Bunu takiben transplantasyon alanında önemli gelişmeler kaydedildi. Tessier ve arkadaşlarının kranyofasiyal cerrahide büyük ilerlemeler kaydetmeleri (1967), plastik cerrahların ilgisini bu bölgeye çekti. William Littler ve Sterling Bunnell, el cerrahisini plastik cerrahiyle birleştirme konusunda öncülük ettiler. Cerrahi yöntemlerin gelişmesiyle, ilgi estetik alana da yayıldı.

[düzenle] Anadolu'da

Abdülmecid Tabib tarafından Türkçe yazılan ilk cerrahi kitabı Kitab-ül Mudavat ise de Cerrahiyetü'l-Haniye adlı eseriyle dünya tıp tarihe geçen Şerafettin Sabuncuoğlu (1385-1468) olmuştur. İki cilt halinde 140 adet öğretim amaçlı resim içeren bu eserinde Şerafettin Sabuncuoğlu, birçok genel tıp konusunun yanısıra plastik cerrahiyle ilgili olarak; ptozis, dudak yarıkları, yüz felci, ektropiyon, epikantus, burun ve dudak tümörleri, jinekomasti, el kırıkları ile alt çene çıkık ve kırıklarının tedavisine ait uygulamalardan bahsetmektedir.

İlk modern Tıp Fakültesi olan Mektebi Tıbbiye ancak 1866-1867 yıllarında tamamen sivil olarak düzenlenmiştir. Plastik cerrahi ile ilgili ilk modern literatür bu dönemden itibaren başlamıştır. Dr. CemalettinTopuzlu 1893-1897 tarihleri arasında 758 cerrahi olgusunu içeren serisinde 120 plastik cerrahi girişimi takdim etmiş olup, Achilles tendonu kontraktürlerinin düzeltilmesi amacıyla "Z-plasti" yi öneren ilk kişidir.

Türkiye'de uluslararası anlamda, tıp alanındaki olanak ve çalışmaların geliştiği ve ileriye yönelik ilk atılımların arttığı yıllar 1940-1950 yılları olmuştur. Bu tarihlerde, Avrupa ve Amerika'da yapılanların Türkiye'de de uygulanması için kişisel ve bölgesel çalışmalar plastik ve rekonstrüktif cerrahi içerisindeki konularda da kendini göstermeye başlamıştır. Daha çok gereksinim görülen ve plastik cerrahi kapsamına giren müdahaleler, cerrahların sadece kişisel çalışmaları ve yeteneklerine bağlı kalmakta ve bu nedenle de elde edilen başarılar sporadik olarak kalmakta hatta rastlantılara bağlı olmakta idi. Bu konudaki ilk sistemli çalışmalar 1940-1945 yılları arasında İstanbul'da İstanbul Tıp Fakültesi ve Ankara'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde belirginleşmeye ve olgunlaşmaya başlamıştır.

Türkiye’de modern plastik cerrahinin öncüsü olarak bilinen Dr. Halit Ziya Konuralp'in plastik cerrahi konusundaki ısrarlı çalışmaları, uluslararası bağlantı ve takdimleri, İstanbul Tıp Fakültesi II. Cerrahi Kliniği bünyesinde gün ve gün artmıştır. Plastik Cerrahi'de Temel Prensipler adıyla 1952 yılında ilk kitabını yazmıştır. 1955 yılında Stockholm'de Tord Skoog başkanlığında yapılan Birinci Uluslararası Plastik Cerrahi Kongresi'nin organizasyonunda rol almış, ardından Cihat Borçbakan ve Atilla Oymak ile birlikte Londra'da düzenlenen İkinci Uluslararası Plastik Cerrahi Kongresi'nde katılmış ve kongreye katılan diğer ülkelerin bayraklarının yanında Türkiye Bayrağı nın olmaması nedeniyle kongre sekreteri Matthews'e başvurmuşlar, ancak Uluslararası Plastik Cerrahi Derneği'ne üye ulusal bir dernekleri olmadığı gerekçesiyle bu istekleri kabul edilmemiştir. Ardından ülkeye döndüklerinde bir Çene ve Plastik Cerrahi Derneği kurulması kararını alarak çalışmalarına başlamışlardır.

1. Ulusal Plastik Cerrahi Kongresi, 23 Haziran 1968'de Ankara'da yapılmıştır.

O günden bugüne dek plastik cerrahi Türkiye'de gelişmiş ve yüz nakline varan çalışmalar başarılmıştır.

[düzenle] İlgi alanları

Göz kapağı düzeltmesi
El cerrahisi ameliyatı sonrası hasta ve doktoru
  • Yüz şekil bozuklukları– Asimetriler, doğumsal kitleler, nadir yüz yarıkları
  • Yarık dudak-damak
  • Kraniofasiyal - maksillofasiyal anomaliler (ör: çene, yüz ve kafa kemikleri şekil bozuklukları, düzensizlikleri, eksiklikleri
  • Ortognatik cerrahi (Çene kapanma bozuklukları)
  • Kulak kepçesi yokluğu, kepçe kulak ve diğer şekil bozukluklar
  • Burun defektleri, tümörleri, kopmaları
  • Tükrük bezi problemleri
  • Doğumsal tümör, nevüs (ben), kitleler, damar malformasyonları, hemanjiomlar
  • Yüzün kemik ve yumuşak doku travmaları
  • Maksillofasiyal cerrahi (Trafik kazası, tümör ve diğer nedenlerle olan kemik defektleri, şekil ve fonksiyon bozuklukları, çene cerrahisi
  • Baş-boyun tümörleri ve bunların defektlerinin onarımları
  • Meme yokluğu, asimetrisi veya fazla meme dokusu
  • Kanser sonrası meme rekonstrüksiyonu
  • Jinekomasti (Erkekte büyük meme)
  • Genital organların doğumsal anomalileri (Epispadias, hipospadias, vaginal agenezi vb)
  • Genital organların onarımları, kopan organların replantasyonu,
  • Göğüs ve karın duvarı defektleri
  • El cerrahisi (Travmalar, tümörler, parmak transferleri, parmak onarımları-uzatılması vb)
  • El ve ayaktaki eksiklikler ve şekil bozuklukları
  • Periferik sinir problemleri (travmalar, nöropatiler, defektler, kitleler)
  • Deri ve yumuşak doku tümörleri
  • Akut yanık ve yanık sonrası oluşmuş deformiteler, kasılmalar, büzüşmeler, elektrik ve kimyasal maddelerin yumuşak dokularda yaptığı hasarlar
  • Çeşitli enfeksiyon, radyasyon ve diğer etkilerle deri ve derialtında oluşan yaralar
  • Kronik yaralar (bası yaraları, venöz yaralar, diyabetik ayak yaraları gibi)

[düzenle] Teknik

Plastik Cerrahide kural önce en basit ve en az zarar verecek yöntemin seçilmesidir. Bir yaranın öncelikle primer onarılması (sütüre etmek gibi) düşünülür, eğer bir doku kaybı varsa greft (deri yaması) uygulaması gündeme gelir. Bu yöntemin de uygun olmadığı durumlarda (derin ve kompleks doku kayıpları, açık kemik ve tendon yaralanmaları gibi) flepler kullanılmaldır.

Plastik cerrahide temel kural kaybolan dokulara en yakın dokuların kullanılarak onarım yapılmasıdır. Gerek plastik cerrahide ve gerekse estetik cerrahide öncelikle kişinin kendinden alınan dokuların kullanılması uygundur. Fakat otolog dokular için donör alanlar veya hasta uygun değilse diğer kaynaklara başvurulabilir (Homogreftler, heterogreftler ve alloplastik materyaller). Örneğin geniş yanıklarda öncelikle hastanın sağlam bölgelerinden alınan deri greftler tercih edilir. Bu alanlar yetersizse diğer insanlardan, kadavralardan alınan deriler (homogreft) ve hatta hayvanlardan elde edilen deriler (heterogreft) kullanılabilir. Otogreftler dışındakiler insanda geçici biyolojik örtü olarak kullanılırlar, yarada tutmaları söz konusu değildir. Başka bir örnek kemik kayıpları için verilebilir. Yüz kemik kayıplarında öncelikle diğer vücut bölgelerinden kemik alınıp defekt olan bölgeye uygulanır. Ancak bu kaynak yetersiz veya kullanılamıyorsa alloplastik materyaller (poröz polietilen, hidroksiapatit, titanyum vb) kullanılabilir.

[düzenle] Estetik Cerrahi (Kozmetik Cerrahi)

Plastik cerrahi içinde bir yan daldır. Estetik cerrahi vücut imajının daha güzel ve mükemmele ulaştırılmasını sağlamak için yapılan operasyon ve girişimlerle uğraşır. Burada tıbbi bir problemden çok estetik problemler vardır.

Tüm plastik cerrahlar uzmanlık eğitimleri sırasında aynı zamanda estetik cerrahi eğitimi görürler ve bu operasyonları yapmakta tek yetkili cerrahlardır. Estetik cerrahi uzun bir eğitim ve deneyim gerektirir. Bu tür operasyonlar hem cerrahi hem de artistik yetenek gerektirir. Estetik cerrahide her zaman estetik değil, bazen de tıbbi problemler çözülür. Örneğin aşırı şişman bir gövdenin veya dev boyutlarda büyümüş memelerin (gigantomasti) cerrahi olarak düzeltilmesi hem tıbbi hem de estetik problemleri birlikte çözmektedir. Bir organın estetik düzeltilmesi yanında fonksiyonu da son derece önemlidir. Örneğin: estetik burun cerrahisinde (Rinoplasti) şekil ve nefes alma problemleri birlikte düzeltilmelidir.

[düzenle] İlgi alanları

Rinoplasti ameliyatı
Bilateral buccal fat extraction with bilateral lipoinjection to bilateral malar eminences.
  • Estetik ve fonksiyonel burun düzeltilmesi (Rinoplasti, septorinoplasti)
  • Yüz yenileştirme (Yüz germe- göz kapağı ve ağız çevresi revizyonları, kırışıklıkların tedavisi)
  • Endoskopik yüz-alın germe, kaş kaldırılması
  • Göz kapağı estetiği (Blefaroplasti)
  • Kepçe kulak ve kulak kepçesindeki diğer estetik problemlerin düzeltilmesi ,
  • Çene büyütme ve küçültme operasyonları (Mentoplasti),
  • Deride skar (yara izi) ve düzensizliklerin giderilmesi,
  • Saç ekimleri- replasmanları
  • Lazer uygulamaları (Yüz soyma, lekelerin ve damar malformasyonlarının giderilmesi
  • Estetik meme operasyonları :Büyütme, küçültme ve dikleştirme
  • Aşırı deri-derialtı yağ dokusunun azaltılmasına yönelik operasyonlar (liposuction- lipektomi)
  • Karın germe (Abdominoplasti)
  • Bacak kontur düzeltme (yağ alınması, enjeksiyonları veya bacak implantları ile)
  • İmplantlarla (yumuşak dokuya uygulanan protezler) kontur düzeltmeleri (Kalça ve uyluk implantları, erkekte pektoral (göğüs) implantlar- bacak implantları gibi)

Estetik cerrahide yukarıda listelenen major operasyonlar dışında, lekeler, ince kırışıklar, akne veya eski yara izleri için cilt soyma yöntemleri (lazerle, kimyasal veya mekanik peeling); çukurluk ve kontur bozuklukları için yağ enjeksiyonları (lipofilling); deprese skarlar ve kırışıklıklar için dolgu maddeleri (kollajen, hyaluronik asit gibi); alın ve göz kenarı çizgileri için botoks uygulamaları, dudak kalınlaştırma için yağ ve çeşitli dolgu maddeleri enjeksiyonu gibi yardımcı yöntemler uygulanmaktadır.

[düzenle] Plastik Cerrahi içinde özelleşmiş diğer yan dallar

[düzenle] Maksillofasiyal Cerrahi

Yüz kemiklerinin her türlü cerrahisi ile ilgilenir. Yüz kemik kırıkları, tümörleri, ortognatik düzeltmeler (çenelerin ileri veya geriye alınması), doğumsal yüz yarıkları düzeltilmesi bu alan içindedir.

[düzenle] Kraniofasiyal Cerrahi

Kafatası kemiklerindeki anormallikleri ve şekil bozukluklarını düzeltir. Doğumdan sonra fark edilen kafatası şekil bozuklukları (kule kafa, çekiç kafa, basık kafa) beyin gelişimini de olumsuz etkileyeceği için kraniofasiyal cerrahi sayesinde düzeltilir. Kafatası kemiklerinde sonradan oluşan defektler, şekli bozuklukları çeşitli otolog doku (başka bir yerden alınan kemik ve kıkırdak) veya alloplastik materyallerle onarılabilir.

[düzenle] Mikrocerrahi

Özel mikrocerrahi aletleriyle operasyon mikroskobu altında yapılan bir cerrahidir. Kopan el, ayak ve diğer dokuların yerine dikilmesi (replantasyon) bu cerrahi teknikle yapılabilir. Küçük çaplı damar ve sinirlerin dikilmesi sayesinde kopan organa işlevi yeniden kazandırıldığı gibi, bir defekte başka bir bölgeden dokuların transferi de olasıdır (Serbest flepler). Günümüzde 0,5 mm çapına kadar ince damar ve sinirler dikilebilmektedir.

[düzenle] El Cerrahisi

Eldeki travmatik (kesikler, ezilmeler, kopmalar) defektlerin, şekil ve fonksiyon bozukluklarının düzeltilmesi, doğumsal bozuklukların (parmak anomaliler, yapışık ve fazla parmaklar, yarık el, deforme el vb) düzeltilmesi, tendonların ve sinirlerin onarımı, el tümörleri, el yanıkları tedavisi el cerrahisi sayesinde yapılabilmektedir.

[düzenle] Endoskopik cerrahi

Endoskop yardımıyla yüz ve alın gerilmesi, meme protezi yerleştirme, sinir ve damar cerrahileri olası hale gelmiştir.


[düzenle] Ayrıca bakınız

[düzenle] Dipnotlar



[düzenle] Dış bağlantılar

Ansiklopedika logosu
Wikimedia Commons'ta
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.
Google AdSense